user warning: Table 'cagdas_eu.eu_captcha_points' doesn't exist query: SELECT module, captcha_type FROM eu_captcha_points WHERE form_id = 'user_login_block' in /home/eu/domains/ihya.eu/public_html/modules/captcha/captcha.inc on line 60.

Almanya radikal İslam'la mücadele için destek hattı kurdu

Almanya'nın radikal İslamcılarla mücadele etmek için kurduğu telefonla destek hattı dünyada bir ilk. Hattın Almanca ve Arapça'nın yanı sıra Türkçe'de de hizmet vermesi dikkat çekiyor.

Almanya istihbarat ajansı DDA Pazartesi günü başlattığı programla radikal eğilimlerinden kurtulmak isteyen İslamcı radikaller için bir telefonla yardım hattı kurdu. Bu girişimle insanların Almanya’da yeni iş ve ev bulmasının sağlanması planlanıyor.

Kurum politikaları gereğince adının açıklanmasını istemeyen sözcü, proje için ne kadar para ayrıldığı ya da program için kaç kişinin çalışacağı gibi sorulara cevap vermekten kaçındı.

Sözcü, eğer radikal hareketlerle bağlantılarını koparmak isteyen kişiler kendilerini tehdit altında hissederse, kurumun kendilerinin gizliliğini ve güvenliğini sağlayacağını ve yardım edeceğini belirtti.

Madrid'in yeni kabusu ETA değil barışçı Katalanlar

ETA’nın 30 yıl süren terörist eylemlerini güçten düşmüş, Bask bölgesinin bağımsızlık hayalleri de ölmüş gibi görünüyor. Diğer yandan, Barselona’nın Katalonya’nın bağımsızlığı için sürdürdüğü barışçıl kampanya hiçbir zaman bu kadar güçlü olmamıştı. Bu durum, Madrid’in kâbusu haline geldi.

Yıllar içinde manşetlerde tuttuğu yere bakılırsa, İspanya’nın Bask bölgesi ve ETA terör örgütünün Avrupa’nın en önde gelen bağımsızlık hareketlerinden biri olduğu ortada. Ancak Pirenelerin diğer tarafında, yani Katalan bölgesindeki bağımsızlık talepleri çok daha kritik bir noktaya gelmiş gibi görünüyor. Bu kazanımların tamamı şiddet içermeyen girişimlerin sonucu.

Madrid parlamentosunda 15 Temmuz’da yaşanan sert bir tartışma Katalan krizinin derinliğinin altını çizdi. Bask Milliyetçi Partisi (PNV) Başkanı Josu Erkoereka, Sosyalist Başbakan José Luis Rodríguez Zapatero’ya, “Politikanızın iki temel sütunu olan çoğul İspanya ve sosyal İspanya bugün paramparça bir halde” dedi.

Mahkeme kararını verdi: Kosova'nın bağımsızlığı meşrudur

Uluslararası Adalet Divanı, Kosova'nın 2008 yılında ilan ettiği tek taraflı bağımsızlık kararının meşru olup olmadığına ilişkin bağlayıcı olmayan kararını verdi. Lahey'deki mahkeme, Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılma kararının meşru olduğuna kanaat getirdi. Karar, ayrılıkçı gruplarla uğraşan başta Rusya ve İspanya gibi çok sayıda ülkeyi de yakından ilgilendiriyor.

Dörde karşı 10 oyla alınan kararı açıklayan Mahkeme Başkanı Hisashi Owada, "uluslararası hukukun, bağımsızlık ilan edilmesine yönelik yasak içermediğini", dolayısıyla Kosova'nın bağımsızlık ilanının, "genel uluslararası hukukun ihlali anlamına gelmediğini" belirtti.

Almanya'da süpermikrop endişesi

Önce İngiltere'de tespit edilen ilaca dayanıklı NDM-1 bakterisi Almanya'da da görüldü.

Almanya'nın önde gelen tıp kuruluşlarından Robert Koch Enstitüsü, Belçika'da Pakistan kökenli bir kişinin ölümüne neden olan, antibiyotiklere dirençli NDM-1 bakterisine karşı uyarıda bulundu.

Berlin'de bulunan Robert Koch Enstitüsü tarafından yapılan açıklamada, Almanya'da da NDM-1 bakterisinin tespit edildiği bildirildi.

Antibiyotiklere direnç gösteren bakterileri tespit eden ARS adlı erken uyarı sistemi nedeniyle Almanya'nın NDM-1'e hazırlıklı olduğu belirtilen açıklamada, sağlık merkezlerinde alınacak hijyenik tedbirlerle bakterinin yayılmasının önlenebileceği ifade edildi.

İngiliz arşivlerinden UFO çıktı

Başbakan Churchill'in 2. Dünya Savaşı'nda bir savaş uçağı ile UFO arasındaki it dalaşını "halkın dini inancını zedeleyebilir" gerekçesiyle örtbas ettiği ortaya çıktı

Popüler kültürde dünya dışı uzay gemilerini simgeleyen UFO'larla ilgili tartışma, İngiltere'de Savunma Bakanlığı'nın 'gizli kalmış UFO belgeleri'ni yayınlamasıyla yeniden alevlendi. Belgeler, gündeme bomba gibi düştü. Yayınlanan son 18 belgede, İngiltere'nin efsanevi Başbakanı Winston Churchill'in 2. Dünya Savaşı sırasında ülkesinin doğu sahili açıklarında bir savaş uçağı ile UFO arasındaki it dalaşını örtbas ettiği ortaya çıktı. Halkın paniğe kapılmasından ve dini inancını kaybetmesinden çekinen Churchill'in esrarengiz olayın en az yarım yüzyıl gizlenmesi talimatı verdiği bildirildi.

Lahey garantisi inattan vazgeçirdi

Birleşmiş Milletler, Mavi Marmara baskınıyla ilgili soruşturma açtı. İsrail, onay vermeden önce, Filistinlilerin Lahey Adalet Divanı’nda mahkeme açmayacağına dair garanti istedi.

Türkiye ve İsrail arasında 31 Mayıs’taki Mavi Marmara baskınından beri devam eden gerginliğin çözülmesi için en önemli adım dün atıldı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un yoğun çabalarının ardından İsrail, BM nezdinde kurulacak bir komisyonun Mavi Marmara baskınını soruşturmasını kabul etti. Ban Ki-Moon, dün yaptığı açıklamada, Türkiye ve İsrail liderlerine ileriye dönük tavırları için teşekkür etti, soruşturmanın liderlerin taviz vermesi sayesinde mümkün olduğunu söyledi. Yeni Zelanda’nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer’ın yöneteceği komisyunun başkan yardımcılığını da görevinden ayrılmaya hazırlanan Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe yapacak.

Almanya Türk tekstilcileri yatırıma çağırıyor

Almanya’nın en kalabalık nüfusuna sahip, aynı zamanda en çok Türkün yaşadığı eyalet olan Kuzey Ren-Vestfalya, diğer sektörlerle birlikte özellikle moda ve tekstil alanında Türkiye ile olan işbirliğini geliştirmek istiyor.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İTKİB) ve Duesseldorf merkezli fuar organizasyon şirketi IGEDO, ortaklaşa bir moda fuarı düzenleyeceğini duyurmak adına, İstanbul’daki Almanya Başkonsolosluğu’nda bir basın toplantısı düzenledi.

Ağustos ayında gerçekleşecek "CPI-Collection Premiere İstanbul" fuarında, birçok Alman tekstil şirketinin yanı sıra Sarar gibi Türk tekstil ve hazırgiyim sektörünün önde gelen şirketleri de yeni tasarımlarını sergileyecek.

Trafik polisleri Katar Kraliyet Ailesi’ne ait süperotomobilleri kitlediler

Harrod's’un yeni sahbi Şeyh Hamad’ın otomobillerine Harrod's mağazasının arkasında kelepçe vurdular

Yazdıkları cezalarda ayrım yapmayan İngiliz trafik polisleri, Katar Kraliyet Ailesi al-Thani’ye ait süperotomobillere kelepçe taktı. Hem de Harrods’un yeni sahibi Katar Şeyhi Hamad’ın 1.5 milyar sterline satın aldığı mağazasının arka sokağında.

“Harrods’un sahibi olabilirsin ama arabalarını yanlış yere park edersen biz onları kilitleriz” dercesine görevlerini yapan trafik polisleri, yabancı plakalı otomobillere yazılan ve yılda toplam 13 milyon sterlin tutan cezaların ödenmemesi karşısında etkisiz kalıyor.

Çok zenginlerin Londra’ya getirdikleri otomobillerin sayısı 5 bin civarında. Zenginler otomobillerini başkentin sokaklarında trafik kuralı dinlemeden gelişi güzel park ediyor.

Hollanda askerleri Afganistan'dan çekildi

Hollanda, dört yıldır bulunduğu Afganistan'daki askeri varlığını sona erdirdi. Hollanda'nın 1950 askeriyle Afganistan'daki en etkili yabancı kuvvetlerden biri olduğu düşünülüyordu.

Hollanda, dört yıldır bulunduğu Afganistan'daki askeri varlığını sona erdirdi.

Hollanda'nın Afganistan'da 1950 askeri bulunuyordu ve ülkedeki en etkili yabancı kuvvetlerden biri olduğu düşünülüyordu.

Hollandalı komutan General Peter van Uhm, Hollanda'nın görev yaptığı Uruzgan vilayetinde güvenlik durumunun iyiye gittiğini söyledi.

Ancak çekilmeden sonra da yapılması gereken çok şeyin olduğunu söyledi.

Hollanda, böylece, Uruzgan'ın kontrolünü ABD ve Avustralya birliklerine devretmiş oldu.

Yunanistan'da şoförler ayaklandı

Yunanistan'da yine eylem vardı. Hükümetin reform programına karşı çıkan ve işi bırakan kamyoncular polisle çatıştı.

Yunanistan'da bu kez kamyon ve tanker şoförleri sokaklara döküldü.

Haftabaşında süresiz greve giden şoförlerin Ulaştırma Bakanlığı önündeki protesto gösterileri olaylı geçti. Yunan polisi, bakanlığın içine girmeye çalışan şoförleri, dağıtmak için gözyaşartıcı gaz kullandı.

Kamyon ve tanker sürücüleri, hükümetin kemer sıkma politikası çerçevesinde taşımacılık sektörünü rekabete açan yasal düzenlemelerine karşı çıkıyor.

Ülke genelinde sayıları 33 bini bulan tanker ve kamyonların iş bırakması, piyasada yakıt sıkıntısına yol açmış durumda. Çok sayıda akaryakıt istasyonu kapandı. Çok sayıda turist, tatilini ertelemek veya iptal etmek zorunda kaldı.

'Avrupa'nın yanında bir Türkiye istiyoruz'

Almanya Dışişleri Bakanı Westerwelle, Avrupa'nın yanında yer alan bir Türkiye istediğini söyledi.

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Bild gazetesine verdiği röportajda, "Türkiye AB'ye ait midir" sorusuna karşılık, bu konuda bugün karar alınması durumunda Türkiye'nin üye olmaya ve AB'nin de yeni üye almaya hazır olmadığını belirterek, "Ancak Türkiye'nin Avrupa'ya doğru yönelmesinde büyük çıkarımız var. Avrupa'nın tarafında duran bir Türkiye istiyorum. Sadece ekonomik nedenler dolayı değil" dedi.

Bakan Westerwelle, Türkiye'nin, Afganistan, İran, Yemen ya da Ortadoğu'daki gibi birçok sorunun çözümünde yapıcı bir şekilde yardım edebileceğini belirtti.

AB'nin nüfusu 500 milyonu geçti

Avrupa Birliği'nin nüfusu 501 milyona yükselirken, Almanya başta olmak üzere 7 AB üyesinin nüfusu azaldı.

AB'nin geçen yıl başında 499 milyon 695 bin olan nüfusunun bu yıl başında 501 milyon 62 bine yükseldiği, 1 milyon 366 binlik nüfus artışının 857 bininin göçle geldiği, doğal nüfus artışınınsa 509 bin olduğu bildirildi.

AB istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre, aynı dönemde Türkiye'nin nüfusu 71 milyon 517 binden 72 milyon 561 bine çıktı. Türkiye'de geçen yıl kaydedilen 1 milyonun üzerindeki nüfus artışının 809 bini doğal nüfus artışı ve 235 bini göç yoluyla gerçekleşti. Böylece 70 milyonluk Türkiye, doğal nüfus artışında 500 milyonluk AB'yi neredeyse ikiye katladı.

Tükiye'siz AB fakir olur

İngiliz Başbakan Cameron, Ankara ziyaretinde, AB üyeliği konusunda tam destek verdi. Türkiye'nin önemine işaret eden sorulara ise "Tabii ki Türkiye" diye Türkçe yanıt verdi. İki başbakan, Gazze, İran ve Kıbrıs'ı masaya yatırdı

İngiltere'nin çiçeği burnunda Başbakanı David Cameron, Ankara ziyaretinde Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteğin altını çizdi, Türkiye'nin Doğu ve Batı arasında oynadığı role vurgu yaptı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın konuğu olarak Türkiye'ye gelen Başbakan Cameron, Ankara ziyaretine Anıtkabir'le başladı, ardından da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde işadamları ile bir araya geldi. TOBB'da yaptığı konuşmasında, AB'deki Türkiye karşıtlarını "korumacılar-kutuplaşmış olanlar-önyargılılar" olarak sınıflayan İngiltere Başbakanı kendi sorduğu şu üç soruya da yine kendisi Türkçe olarak "Tabii ki Türkiye" diye yanıt verdi:

Avrupa'da 7 banka stresli

Avrupa'da 91 bankayla ilgili stres testleri açıklandı. 91 bankadan 7'si testi geçemedi.

Avrupa Banka Denetimcileri Komitesi'nin (CEBS), Avrupa'daki bankaların ekonomik şoklara dayanıklılığını ölçme amacıyla yaptığı ve AB'de bankacılık varlıklarının yüzde 65'ini oluşturan 91 bankanın dahil edildiği stres testi sonucuna göre, teste tabi tutulan bankalardan 7'si başarısız oldu.

Londra merkezli Avrupa Banka Denetimcileri Komitesi’nden (CEBS)'den yapılan açıklamaya göre, Almanya'da kamulaştırılan Hypo Real Estate Holding, Avrupa stres testinde başarısız olan tek Alman bankası oldu.

Banka, ekonominin resesyona girdiği ve ülkenin yeni bir borç şoku yaşadığı iki senaryonun uygulaması sonucunda, seviye 1 (Tier 1) sermaye oranı yüzde 6'nın altına düşerek testi geçemedi. Almanya'daki diğer 13 banka testi geçti.

'Türk öğrenciler Almanları eziyor'

Almanya'da yayınlanan bir belgeselde, Türk ve Araplar'ın çoğunlukta olduğu okullarda Alman öğrencilere baskı yapıldığı, Alman gençlerin ayrımcılığa maruz kaldığı öne sürüldü.

Almanya'da gösterilen "Sınıfta Savaş" adlı belgesel, ülkedeki göçmen sorununu farklı bir açıdan ele aldı.

43 dakikalık belgesel film, Alman ve Müslüman öğrenciler arasında okullarda yaşanan ayrımcılık ve şiddet olaylarını anlatıyor.

Nicola Graef ve Güner Balcı isimli iki gazeteci tarafından yapılan belgesel, ARD televizyonunda yayınlanmasının ardından, büyük yankı uyandırdı.

Zira, ayrımcılığa uğrayan taraf Türk ve Lübnanlı gençlerin çoğunlukta olduğu bir lisede okuyan Alman öğrenciler.

İspanya bankalarının borç miktarı arttı

İspanya Merkez Bankası, İspanya bankalarının Avrupa Merkez Bankası'ndan aldığı borç miktarının bu yılın Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 78,6 oranında artarak 126,3 milyar euroya ulaştığını bildirdi.

Bankanın internet sitesinde yayımlanan verilere göre, İspanyol bankalarının borç miktarı, bu yılın haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 47,5 oranında artış kaydetti. Bu oranda borç miktarının 1999'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı belirtiliyor.

Avrupa Merkez Bankası'nın Haziran ayında Avrupa bankalarına verdiği borç miktarı ise 496,69 milyar avroya geriledi. Bu miktar Mayıs ayında 518,6 milyar euro, 2009 yılı Haziran ayında ise 615,9 milyar euro düzeyinde bulunuyordu.

AB'nin enflasyon şampiyonu Macaristan

Ekonomik kriz nedeni ile iki yıldan bu yana zor günler geçiren Macaristan, AB'de enflasyon şampiyonu oldu.

Macaristan İstatistik Kurumu tarafından yapılan açıklamada, ülkede son 12 ayın enflasyon rakamının yüzde 5,2 olduğunu bildirdi.

Böylece, 27 AB ülkesi arasında en yüksek enflasyon rakamı Macaristan'da kaydedildi.

Macaristan'ı yüzde 4,6 enflasyon rakamı ile Romanya'nın takip ettiği, üçüncü sırada ise yüzde 3,5'lik enflasyonla Polonya'nın geldiği açıklandı.

Macar ekonomistler, ülkede yaşanan durgunluğun sürmesine rağmen enflasyon oranlarında AB ülkeleri arasında lider durumda olmalarının şaşkınlık verici olduğunu, buna rağmen Macaristan'ın 2010 yılında çok az da olsa büyüyeceği görüşünde bulundular.

Belçika'da ayrılıkçıların seçim zaferi

Belçika'da yapılan genel seçimlerden etnik kesimler arasında bölünmeyi savunan Yeni Flaman İttifakı NVA birinci parti olarak çıktı.

Parti, 150 üyeli parlamentoda 27 sandalye kazanarak ülkeyi bölünmeye daha da yakınlaştırdı.

Bart de Wever'in liderliğindeki parti, Flamanca konuşanların yaşadığı kesimle Fransızca konuşanların yaşadığı Valonya bölgesinin tamamen ayrılmasını istiyor.

De Wever'e göre geliri nispeten daha az olan Valonya'da, işsizliğin Flaman kesimine göre iki kat fazla olması da kötü yönetimin eseri.

Ancak NVA'nın hükümet kurabilmesi için Valon partilerle koalisyona gitmesi gerekiyor.

AB İsrail soruşturmasında geri adım attı

Diplomatik kaynaklar, Lüksemburg'da toplanan AB dışişleri bakanlarının, İsrail ordusunun uluslararası sularda yaptığı kanlı baskının yine bu ülke tarafından soruşturulmasına destek vermeye hazırlandığını bildirdi.

Gazze'ye insani yardım götüren gemilere İsrail saldırısının ardından ilk olarak İsrail'den soruşturma isteyen, gelen baskılar üzerine uluslararası tarafsız ve bağımsız soruşturmaya destek veren Avrupa Birliğinin geri adım atması bekleniyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, emekli yargıç Jacob Turkel'in başkanlık edeceği soruşturma komisyonunda, oy hakkı olmayan iki yabancı gözlemcinin de yer alacağını dün duyurmuştu.

İspanya AB'den yardım istemeyecek

İspanya, Avrupa Birliği'nden ekonomik yardım talebinde bulunmadığını bildirdi.

Ekonomi Bakanlığı, Financial Times Deutschland'da yayımlanan, AB'nin, İspanya'nın talepte bulunması ihtimaline karşı bir yardım paketini aktif hale getirmeye hazırlandığı şeklindeki haberle ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık sözcüsü, ''Bu yalan. Kurtarma yok. Talep edilen hiçbir şey yok, olmayacak, hiçbir şey. Bunu nereden aldılar bilmiyorum'' dedi.

FT Deutschland'ın haberinde, AB'nin, Yunanistan benzeri ödeme güçlüğü çeken Avro Bölgesi ülkelerinin yararlanması için kurulan yardım fonuna gelecek aylarda giriş amacıyla yardım başvurusu için hazırlandığı belirtildi.

Türkiye'nin verdiğini Avrupa kaldırıyor

Türkiye anayasa paketinde sendikal hakları genişletirken, krizdeki Avrupa'dan ters hamle geldi. İspanya maaş düşüşü ve işçi çıkarmada sendikayı devre dışı bırakıyor

Yunanistan'da patlak veren mali krizin diğer ülkelere yayılmasıyla zor günler geçiren Avrupa Birliği'nde bıçak kemiğe dayandı. Maaş düşürme, yüksek vergi artışı gibi kemer sıkma önlemleri alan, emeklilik yaşını yükseltme yoluna giden Avrupa'nın yeni hedefi sendikalar. 'Sosyal devlet' kavramının anavatanı olarak gösterilen ve sendikalara verdiği haklar tüm dünyaya örnek olan AB, İkinci Dünya Savaşı öncesi dönemi hatırlatan kararlar almaya hazırlanıyor.

Batı'nın yeni baş ağrısı Türkiye

Financial Times

Ortadoğu'daki İsrail-Filistin dramının yeni oyuncusu Türkiye, bölgede lider olmak için Batı'yı gittikçe endişelendiren bir tutum sergiliyor.

Ortadoğu’da hiçbir şey her zaman gözüktüğü gibi değil. Gazze yardım konvoyunun insani bir amaç taşıdığını duyduk. Ancak altı gemiden beşi yükünü İsrail’in Aşdod limanına boşaltmaya razı olurken, buna uymayan Mavi Marmara İsrail’i bir saldırıya kışkırttı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan saldırının “uluslararası yasaları ihlal ettiğini” söyledi. Ancak Hamas kontrolündeki Gazze ile İsrail arasındaki şartlar altında ki bu bir savaş durumudur, uygulanan abluka aslında bir suç değil. Diğer yandan, kimse Gazze’ye kara sınırını kapatan Mısır’ı herhangi bir anlaşmayı ihlal etmekle suçlamıyor.

Türkiye’nin dış politikası endişe yaratıyor

WasPost

Cumartesi günü peçe giyen kadınlar ve üzerinde Arapça yazılar bulunan Hamas bantları takan erkeklerin, İstanbul'un en merkezi caddelerinden birinde, 'Kahrolsun İsrail' diye bağırması, batıda İsrail ve ABD’nin laik müttefiki olarak bilinen Türkiye’nin imajıyla uyuşmaz bir görüntü sergiledi.

Geçtiğimiz günlerde, İsrail’in, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne doğru yol alan Türk bayraklı yardım gemisine düzenlediği kanlı saldırının ardından Türkiye’de halk büyük bir öfke gösterdi. Saldırı tam da Ankara’nın, Ortadoğu’daki Müslüman hükümetlerle ilişkilerini güçlendirdiği, Filistin yanlısı söylemlerini artırdığı ve İran’a uygulanacak yeni Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarına sırt çevirdiği bir zamanda gerçekleşti.

Ancak bütün bu gelişmeler hem ülke içinde hem de yurtdışında bazı spekülasyonların yapılmasına neden oldu.

Bizim dövizci euroda 1 milyarını kaybetti

Eurodaki değer kaybının geçici olduğunu düşünen Türk yatırımcı kasımdan sonra 11 milyar TL harcayıp ortalama 2.08 TL'den 5.7 milyar euro aldı. Dışarıda çöken euro, içeride 1.91'e inince paranın 1 milyarlık kısmı buhar oldu

Avrupa'da Yunanistan'la başlayan borç krizi Macaristan'la devam ediyor. Avrupa Birliği'nden (AB) gelen her açıklama, krizin daha da büyüyeceğine ilişkin endişeleri körüklerken, ortak para birimi euro sürekli kan kaybediyor. Son olarak Macaristan ekonomisine ilişkin endişeler ve ABD'de beklentilerin altında gelen tarımdışı istihdam verisi global piyasalarda paniğe neden oldu.

Ani satışlar Euro/dolar paritesini 1.19 ile son dört yıldan uzun bir sürenin en düşük seviyelerine çekti. Avrupa ekonomi yönetimi bu süre içerisinde adete 'kriz nasıl yönetilemez?' dersi verirken, Türk yatırımcılar ilginç bir şekilde euro alımına geçti.

Yunanistan'dan örnek tavır

Yunanistan, Gazze'ye yardım götüren gemilere kanlı baskında bulunan İsrail'e karşı aktif politika için harekete geçti.

AB ve BM Güvenlik Konseyi'ne bir yazı gönderen Atina, baskının bütün yönleriyle bağımsız bir komisyon tarafından araştırılmasını desteklediğini ifade etti. Atina, İsrail'in gemilere kanlı baskın yapması konusunda Güney Kıbrıs ile ortak hareket etme kararı aldı. Daha aktif bir politika izlemeyi hedefleyen Atina, AB ve BM Güvenlik Konseyi'ne yazı yazarak baskının bütün boyutlarıyla ve bağımsız komisyonlar tarafından araştırılmasını desteklediğini bildirdi.

Bu arada bugün mecliste yaptığı konuşmada Başbakan Yorgo Papandreu, İsrail'in yardım gemilerinde bulunanlara şiddet yaparak müdahalede bulunduğunu söyledi. Papandreu, Yunan vatandaşların sağlıklı şekilde ülkeye dönmesinden duyduğu memnuniyetini de ifade etti.

Almanya’da cumhurbaşkanlığı yarışı başlıyor

Almanya’da koalisyon partileri Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Christian Wulff’u cumhurbaşkanlığına aday gösterdi. Wulff ismine sıcak bakmayan Sosyal Demokratlar ve Yeşiller'in adayı ise teolog Joachim Gauck.

Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler’in görevinden sürpriz bir kararla istifa etmesinden bu yana Berlin’i meşgul eden soru yeni cumhurbaşkanının kim olacağıydı. Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda önce Çalışma Bakanı Ursula von der Leyen’in ismi favori olarak geçti, ancak cumhurbaşkanlığına kadın bir politikacının seçilme olasılığının yarattığı heyecan kısa sürdü.

Berlin’de dün bir araya gelen koalisyon partileri, daha önce muhtemel adaylar arasında ismi geçmeyen, ancak Hrıstiyan Demokrat Parti’nin önemli isimlerinden olan Christian Wulff’u cumhurbaşkanlığı makamına aday gösterdi. Koalisyon ortağı Hür Demokratların lideri Guido Westerwelle ve Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Christian Wulff’la birlikte gazetecilerin karşısına çıkan Başbakan Merkel, alınan kararı kamuoyu ile paylaştı.

AB’den acı itiraf: Euro başarısız oldu

Avrupa’daki borç krizi nedeniyle geleceği tartışılmaya başlayan euroyla ilgili olarak en acı itiraf, Avrupa Birliği (AB) içinden geldi. AB üyesi Çek Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Wall Street Journal’a yazdığı bir makalede, “euro başarısız oldu” dedi

İşte Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Václav Klaus’un makalesi:

Çek Cumhuriyeti, 1989’da komünizmin yıkılmasının ardından, mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde normal bir Avrupa ülkesi olmak istedi. Özellikle de 41 yıl boyunca İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’daki yapılanmadan dışlandıktan sonra. Bunu başarmanın tek yolu ise Avrupa Birliği’ne girmekti.

Ancak biz Avrupa’da bir siyasi ya da ekonomik birlik oluşturmaktan ziyade daha geniş kapsamlı bir yapılanmanın içinde yer almak istiyorduk. Yani ben ve benim gibi insanlar Avrupa’da ortak bir para birliği yaratılmasının tehlikeli bir proje olacağını ya da büyük sorunlar yaratacağını önceden anlamıştık.

İran, 45 milyar Euro satacak altın ve dolara yatırım yapacak

İran Merkez Bankası dolar ve altın satın almak için döviz rezervlerinden 45 milyar Euro satacak. İran’ın söz konusu satışı üç aşamada gerçekleştirileceği, ilk aşamanın başladığı belirtildi. Diğer körfez ülkelerinin de döviz rezervlerinden hızlı değer kaybeden Euro’yu azaltmaya başladıkları kaydedildi.

İRAN Merkez Bankası, dolar ve altın almak için rezervlerinden 45 milyar Euro’yu satışa çıkardı. Üç aşamalı olacak satışın ilk aşamasının başladığı belirken, ayrıca diğer Körfez ülkelerinin döviz rezervlerindeki Euro miktarını azaltmaya başladığı da kaydedildi. Ekonomistler bu gelişmenin Euro üzerinde sınırlı da olsa bir etki yarattığını belirtirken, ülkenin büyük miktarda dolar alımına gidebileceği ancak ABD mevduat kuruluşlarının bu ülkeye yüklü miktarda dolar akışını yasakladığı hatırlatıldı.

Almanya çıplak açığa satışı yasakladı

Berlin hükümeti, Almanya Kabinesinin döviz risklerine karşı önlem almayan euro cinsinden döviz türev ürünleri ve bütün hisselerin çıplak açığa satışını yasaklayan kanunu onayladı.

Hükümetin yasa tasarısının kapsamını biraz yumuşattığı görüldü. Tasarının Dow Jones Newswires tarafından görülen son şekline görev, türev yatırım ürünlerine getirilen bu yasak, krizin şiddetini artırması durumunda hükümetin yasağın kapsamını daha da genişletmesine izin veriyor.

Yasağın daha önce euro cinsinden bütün döviz türev ürünleri kapsaması planlanmıştı. Ancak gelen yoğun eleştirilere rağmen, Almanya bakanlar kurulundan sadece risklere karşı önlem almayan türev ürünlerin herhangi bir sorumluluk üstlenmeden, ileride batacak iddiasıyla işlem görmesine, yani çıplak açığa satışına yasak getirilmesi kararı çıktı.

Euro'nun geleceği Avrupa'nın gündeminde

Euro krizi Avrupa'nın geleceğini nasıl etkileyecek?

Avrupa para birimi euro, hem yatırımcıların, hem sıradan halkın hem de siyasilerin canını sıktı son aylarda.

Avrupa Konseyi Başkanı Herman van Rompuy, ''bundan sonra atacakları adımların ekonomi ve para birliğinin kaderini tayin edeceği'' görüşünde.

Bazı gözlemciler, mali piyasalara güvence vermek için yeterli çaba gösterilmediğini savunurken, Avrupa Komisyonu'nun ekonomi ve para işlerinden sorumlu üyesi Olli Rehn, piyasalarda sarsıntılar yaşandığını anımsatarak, ''Ama bunun nedenleri konusunda spekülasyon yapmaktansa güveni sağlamak için önlemler almak daha iyi olacaktır'' diyor.

Destekci Reklam

İçeriği paylaş

Gezinti

Kullanıcı girişi

Destekci Reklam

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 4 ziyaretçi çevrimiçi.

Destekci Reklam